[Yazıcıya göndermeye elverişli dosya için tıklayınız]
| [Devamı: Türk Mûsikîsi'ndeki Gelişmeler] | [Geri dön] | [Başa dön] |
Deliksiz flütten başlayıp "doğal dizi'ye" kadar olan gelişme, bunu telli sazların ve arızî sesleri içeren bir dizinin izlemesi, hem Batı'da, hem Doğu'da birbirine benzeyen yollardan geçti. Sesleri İtalyan notalarındaki adlarıyla adlandırmak üzere, kısaca bir daha değinelim:
Türk Mûsikisi'nin seslerinin İtalyan notasındaki karşılıklarını gösterirken, Batı Mûsikîsi ana dizisinin Do sesi ile başlayan Do majör gamı olduğuna değinmiş, bu nedenle (bugün genellikle nota yazımına temel alınan Mansur Ney ahenginin yanısıra) seslerin, Kaba Rast'a karşılık Do'yu, Rast makamının dizisine karşılık Do Majör gamını alan "Sipürde Ney" ahengine göre karşılığını da belirtmiştik. Batı Mûsikîsi dizilerini ele alacağımız bu bölümde Türk Mûsikîsi perdelerine gönderme yapmak gerektiği yerlerde bunu hep Sipürde Ney ahengine göre yapacağız.
Burada da deliksiz flütten nefes şiddetine göre çıkan değişik seslerle başlayacağız. Türk Mûsikîsinde en pes ses olarak Kaba Rast ile başlamıştık. Burada da en pes ses olarak Do'yu alıyoruz ve frekans oranları 1 : 2 : 3 : 4 : 5 olmak üzere şu sesleri buluyoruz:
| Do3 | Do4 | Sol4 | Do5 | Mi5b1 |
Bundan çıkarak (yine Do Majör temelinde) dört delikli flütle üflenebilen sesler:
| 1. delikten: | Sol3 | Sol4 | Re5 | Sol5 | Si5b1 |
| 2. delikten: | Fa3 | Fa4 | Do5 | Fa5 | - |
| 3. delikten: | Mi3b1 | Mi4b1 | Si4b1 | Mi5b1 | - |
| 4. delikten: | Re3 | Re4 | La4 | Re5 | - |
| Delikler kapalı: | Do3 | Do4 | Sol4 | Do5 | Mi5b1 |
...ve aynı şekilde "Doğal Dizi":
| Do3 | 1 | 261 Hz | |
| 9/8 | |||
| Re3 | 9/8 | 293 Hz | |
| 10/9 | |||
| Mi3b1 | 5/4 | 326 Hz | |
| 16/15 | |||
| Fa3 | 4/3 | 347 Hz | |
| 9/8 | |||
| Sol3 | 3/2 | 391 Hz | |
| 9/8 | |||
| La3 | 27/16 | 440 Hz | |
| 10/9 | |||
| Si3b1 | 15/8 | 489 Hz | |
| 16/15 | |||
| Do4 | 2 | 522 Hz |
Doğal dizide kullanılan "Mi" ve "Si" sesleri, bugünkü Mi ve Si'den yaklaşık 1 koma pesttir. Tablolarda bunu 1 komalık bemol işareti ile belirtiyoruz: Mi4b1 ve Si4b1 .
Bugün Batı Mûsikisi enstrümanlarında teller pesten tize beşli aralıklarla akort ediliyor. 12 sesli "Kromatik Gam'ın" doğuşşuna eşlik ettiğini sandığım en eski telli - perdeli sazlarda da bunun böyle olduğunu tahmin edebiliriz. Ama yine de ben Doğu Mûsikîsi ile paralellikleri ortaya çıkarmak amacıyla, burada da dörtlü aralıklarla akort edilmiş bir telli sazdan hareket edeceğim. Çünkü daha önce de işaret ettiğimiz gibi, akordun dörtlü ya da beşli aralıklara göre yapılması, elde edeceğimiz sesler zincirinin muhtevasını değil, sadece dizilişyönünü etkilemektedir.
Türk Mûsikisi dizilerinde gördüğümüz eski udun hayalî bir benzerini yine çıkış noktası olarak alalım. Tellerin sesleri arasında yine birer dörtlü aralığı kadar mesafe bulunmak üzere:
| Sol3 | Do4 | Fa4 | La4# |
| . . . Sol3# . |
. . . Do4# . |
. . . Fa4# . |
. . . Si4b1 . |
| . . . La3 |
. . . Re4 |
. . . Sol4 |
. . . Do5 |
| . . . La3# |
. . . Re4# |
. . . Sol4# |
. . . Do5# |
| . . . Si3b1 . |
. . . Mi4b1 . |
. . . . La4 |
. . . . Re5 |
| . . . Do4 |
. . . Fa4 |
. . . La4# |
. . . Re5# |
Türk Mûsikîsi'nin 17 sesli dizisinde olduğu gibi burada da, dörtlü ve oktav bağlantılarını tablo üzerinden izleyerek kopmayan bir zincir oluşturabiliyoruz. Yine dötlü aralığını "çizgi", oktavı "eşittir" işareti ile göstermek şartıyla:
La4 = La3 - Re4 - Sol4 - Do5 = Do4 - Fa4 - La4# - Re5# = Re4# - Sol4# - Do5# = Do4# - Fa4# - Si4b1 = Si3b1 - Mi4b1
Geleneksel 17 sesli dizide belirttiğimiz gibi, bu zincir oradakinin kısaltılmış bir şekline karşılık gelmektedir: Zincir burada La4 ile başlayıp Mi4b1 ile sona ermektedir; tabloda La4'ün solunda (ondan bir dörtlü daha pest) ve Mi4b1'in sağında (ondan bir dörtlü daha tiz) ses yoktur.
Do ve Tiz Do arasındaki bölgede kalan sesleri hesaplayıp sıralarsak:
| Do4 | 1 | 261 Hz |
| Do4# | 256 / 243 | 275 Hz |
| Re4 | 9 / 8 | 293 Hz |
| Re4# | 32 / 27 | 309 Hz |
| Mi4b1 | 8192 / 6561 | 326 Hz |
| Fa4 | 4 / 3 | 347 Hz |
| Fa4# | 1024 / 729 | 367 Hz |
| Sol4 | 3 / 2 | 391Hz |
| Sol4# | 128 / 81 | 413 Hz |
| La4 | 27 / 16 | 440 Hz |
| La4# | 16 / 9 | 464 Hz |
| Si4b1 | 4096 / 2187 | 489 Hz |
| Do5 | 2 | 522 Hz |
Buraya kadar gördüklerimizin prensip olarak 17'li sistemden (daha az ses kullanması dışında) fazla farkı yok. Ama asıl farklılaşma Batı Mûsikîsinde giderek melodiden çok iki sesliliğin öne geçmesiyle doğdu:
Telli ve perdeli sazların sağlamış olduğu, seslerin bir dörtlüler zinciri (ya da aynı şekilde bir beşliler zinciri) oluşturacak şekilde sıralanmış olması, harmonide özellikle dörtlü ve beşli aralıklarını kulanan iki sesli mûsiki için genellikle elverişliydi. Orta çağda Batı dünyasında "modal gamlar" dediğimiz, farklı durak sesleri olan, ama hepsi de doğal seslerden oluşan diatonik diziler kullanılıyordu.
Ancak doğal seslerin dörtlüler zincirinin başında ve sonunda yer alması, ortada kesintiye uğraması, çok seslilikte önemli bir sorun yarattı: Doğal dizi içinde kalmak şartıyla, La1ve Si1b1'in solunda dörtlü (ya da sağında beşli) aralığı, Fa1 ve Mi1b1'in de sağında dörtlü (ya da solunda beşli) aralığı yoktur.
Yunan filozoflarından Pisagor çok daha önceden doğal dizinin yerine yalnızca dörtlüleri kullanarak kurulan 7 sesli bir dizi aramış ve burada Si1b1ve Mi1b1 diye adlandırdığımız doğal seslerin yerine, bunlardan bir koma daha tiz olan Si1ve Mi1 seslerini koymayı önermişti. "Pisagor Dizisi" de denilen bu dizi, iki sesliliğin sorununu (doğal dizi seslerini ve üçlüler arasındaki basit oranları yitirme pahasına) kısmen çözüyordu.
Bu, bizim dörtlüler zinciri modelimiz açısından, zincirin sağından kesilip kısaltılırken, sol yanından uzatılması anlamına gelir: Zincirin sağındaki (Doğu Mûsikîsi'ndeki dörtlüler zincirinde karşılığı Segâh ve Eviç olan) doğal -Si1b1 = Si0b1 - Mi1b1 sesleri çıkarılıyor, bunların yerine zincir La1'den sola doğru uzatılarak, (Doğu Mûsikîsi'nde Mansur ahengindeki karşılığı Bûselik ve Mahûr olan) Si1 = Si0 - Mi1- sesleri ekleniyor:
Si1 = Si3 - Mi4- La4 = La3 - Re4 - Sol4 - Do5 = Do4 - Fa4 - La4# - Re5# = Re4# - Sol4# - Do5# = Do4# - Fa4#
| Sol3 | Do4 | Fa4 | La4# |
| . . . Sol3# . |
. . . Do4# . |
. . . Fa4# . |
. . . . Si4 |
| . . . La3 |
. . . Re4 |
. . . Sol4 |
. . . Do5 |
| . . . La3# |
. . . Re4# |
. . . Sol4# |
. . . Do5# |
| . . . . Si3 |
. . . . Mi4 |
. . . . La4 |
. . . . Re5 |
| . . . Do4 |
. . . Fa4 |
. . . La4# |
. . . Re5# |
Yeniden düzenlenen "tam seslerin" frekansları ve aralıkları şöyle belirleniyor:
| Do4 | 1 | 261 Hz | |
| 9 / 8 | |||
| Re4 | 9 / 8 | 293 Hz | |
| 9 / 8 | |||
| Mi4 | 81 / 64 | 331 Hz | |
| 256 / 243 | |||
| Fa4 | 4/3 | 347 Hz | |
| 9 / 8 | |||
| Sol4 | 3/2 | 391 Hz | |
| 9 / 8 | |||
| La4 | 27/16 | 440 Hz | |
| 9 / 8 | |||
| Si4 | 243 / 128 | 496 Hz | |
| 256 / 243 | |||
| Do4 | 2 | 522 Hz |
Yeni dizinin dörtlü ve beşli aralıkları için elverişli olması karşılığında, doğal dizide "Do-Mib1" ve "Sol-Sib1" arasındaki 5/4 (büyük üçlü) ve "Mib1-Sol" ile "Sib1-Re" arasındaki 6/5 (küçük üçlü) oranları yitirilmişti. Ancak iki seslilikte harmoni zaten beşliler ve dörtlüler üzerine kuruluyor, bu gibi üçlü harmonileri kullanılmıyordu. Bunun melodik yapıya zararı ise, harmoninin öne geçmesi nedeniyle zaten önemli olarak algılanmıyordu. (Örnek için bkz.: *1*)
Ancak daha sonraki dönemlerde giderek ikiden fazla çok seslilik belirleyici oldu. Bu tür mûsikîde, "Do-Mi-Sol" ve "Sol-Si-Re" gibi harmoniler, dolayısıyla da dörtlü ve beşli aralığının yanı sıra sözünü ettiğimiz üçlü aralıkları da önemlidir. Ama tüm aralıkları doğal oranlarıyla icra etmek, biri öteki ile çelişeceğinden, olanaksızdır. (Örnek için bkz.: *2*)
Bu yüzden tüm sesleri yerlerinden az çok kaydırıp hatanın tüm harmoniler arasında eşit şekilde pay edilmesine, böylece her tarafta en aza indirilmesine, tüm harmonilerin olanağınca temiz duyulmasına çalışıldı. Özellikle J. S. Bach'ın, Almanca'da "wohl temperiert": "sıcaklığı iyi ayarlanmış / iyice yumuşatılmış" diye adlandırılan bu tür dizilerin savunucusu olduğu biliniyor. Hatta bu ad altında ünlü bir de kompozisyonu var.
Bu çabalar sonucunda "Tempere Dizi" adını verdiğimiz dizi oluştu. Bu dizide tam ve yarım seslerden oluşan on iki ses arasındaki uzaklık her yerde eşittir. böylece harmoniler arasında en iyi orta yol bulunmaya, tüm harmonilerin mümkün olduğunca en temiz şekilde duyulmasına çalışılır.
Bunun sonucunda oluşan dizi, Pisagor Dizisi temelinde oluşan değerlerle karşılaştırılırsa, farkın her yerde 1 komanın altında kaldığı görülür*3*:
| Ses | Tempere Dizi |
PisagorD. temelinde |
Koma Farkı |
| Do4 | 262 | 261 | +0,2 |
| Do4# | 277 | 275 | +0,5 |
| Re4 | 294 | 293 | +0,2 |
| Re4# | 311 | 309 | +0,4 |
| Mi4 | 330 | 331 | -0,2 |
| Fa4 | 349 | 347 | +0,4 |
| Fa4# | 370 | 367 | +0,6 |
| Sol4 | 392 | 391 | +0,2 |
| Sol4# | 415 | 413 | +0,4 |
| La4 | 440 | 440 | 0 |
| La4# | 466 | 464 | +0,3 |
| Si4 | 494 | 496 | -0,3 |
| Do5 | 523 | 522 | +0,2 |
Üçlü, dörtlü, beşli aralıkların teorik beklentiden farkları bu durumda dizinin her yerinde eşit şekilde paylaşılır. Harmonilerin temiz şekilde duyulması için bu, yeterli kabul edilmiştir.
Batı Musikîsi'ndeki gelişmeleri böylesi ayrıntılı ele alışımızın nedeni, bu gelişmelerin temelinde harmoninin melodiye göre gittikçe daha fazla ön plana çıktığının yattığını göstermekti. Türkiye ile Balkanlar ve Doğu ülkelerindeki mûsikî ise özellikle melodi ağırlıklı olduğundan, tamamen farklı sorunlarla karşı karşıyaydı. Ne var ki (aslnda musikînin kendi konularının dışında kalan, politik ve sosyal nedenlerden ötürü) gerek Türkiye, gerekse bölgemizdeki diğer ülkeler Batı Mûsikîsi'ndeki gelişmelerden doğrudan doğruya etkilendiler...
| [Devamı: Türk Mûsikîsi'ndeki Gelişmeler] | [Geri dön] | [Başa dön] |